Categories
Archiwum
Links
Tags
bkm hata kodları sanal pos hata kodları banka hata kodları sanalpos tfrs denetetim tms muhasebe
TOFAŞ – BABAM ve BEN
Bu yazıyı yazmam da az önce okuduğum bir makalenin etkisi oldu. Temel Aksoy yazısında müşterinin gücünden bahsediyordu.Yazısı…
Bizler son kullanıcıların markalar üzerinde ki etkisi çok kısa bir zaman içersin de markaları yönlendireceğimiz kadar değişti. Evet artık bizler markaların üzerinde duran kişileriz. Y kuşağı bireyleri olarak böyle isek Z kuşağı markalara neler yapacağını düşünmek bile istemiyorum. ![]()
Yazımın da başlığından anlayacağınız üzere tarihte kısa bir yolculuk yaparak bir markanın babam ve benim üzerimde ki etkilerini yazmaya çalışacağım.
Yaşım itibari ile Murat 131,Şahin ve Doğan marka arabalar ile büyüdüm. Babam taksi sahibi olduğu için bu 3 arabadan birini 2 yılda bir değiştirirdi. Ama değiştirmek için en az 3 ay önce kuyruğa yazılırdı. Öle istediğin donanım olması imkanı da yok. Hele bir de beyaz renk mi istediniz en az 6 ay beklemek zorundasınız. Tabi bu bekleyişlere deyiyordu. Neden derseniz aldığınız bir arabayı 2 sene sonra karlı bir şekilde satabiliyordunuz. Yani üretim yapan firmalar rekabetin az olduğu, karlılığın çok olduğu, tüketicinin bilinçsiz ve ürün karşılaştırmasının neredeyse imkansız olduğu bir dönemde markalar istedikleri gibi davranıyorlardı. Böyle bir süreci yakından şahit olmuş birisi olarak aradan geçen 10 yıl sonrasında yaşadığım diğer olay ise şöyle.
Artık yaşım itibari ile araba almış tabi babadan gördüğümüz üzere FIAT olmak şartı ile bir Palio sahibi olmuştum. Bu arabamın da değişme zamanı geldiğini düşünerek ismini vermek istemediğim ve 4 sene önce kapanan büyük bir Fiat bayisine gittim. Çetin pazarlıklar, takaslar konuşurken 55 ile 60 yaşları arasında bir amca içeri girdi. Dışarısı sıcak her yerinden ter akıyordu. Yanıma yakın bir yere oturarak biraz dinlenmek istedi. Sonra bana dönerek hayırdır genç araba mı alacaksın diye bir tebessüm etti. Bakıyorum sıkı pazarlık yapıyorsun diye de güldü. Sanırım kötü giden bir gün sonrası biraz keyiflenmek istiyordu. Muhabbete başladık. İşte babamın zamanın anlatmaya başladı bana. Biz önceden Bursa fabrikası önünde araba almak için yatardık kullanıcılarda bizim kapımızda yatardı. İstediğimiz kişiye istediğimiz şartlar ile mal satardık. Suratı asık bir şekilde şimdi ise ben 3 tane doblo marka araba satmak için kapı kapı gezmek zorunda kalıyorum. Hiç bu hale düşeceğimi sanmazdım.
O tatlı amca belki değişen zamana ayak uyduramadığından belki kendi değişemediğinden belki de bir krizden etkilenerek kocaman bayiyi kapattı.
Bu sürece baktığımda ise bu değişimin 20 yıl gibi çok kısa bir sürede gerçekleştiğini gördüm. Artık bizler markalardan daha kuvvetliyiz.Bunun sebebi bizim silahlarımız daha fazla. Kaliteyi, hizmeti, ucuz ürünü bulmak ve ona kısa yoldan ulaşmak için o kadar çok silahımız var ki. Ve bunları kullanmayı çok iyi biliyoruz.
Artık ben markanın peşinden değil marka benim peşimden koşmak zorunda olduğu bir zamandayız. Umarım markalar bunu çok iyi analiz ederler.