SUNAY ŞENER

Artık büyük olan küçüğü yenmeyecek, Hızlı olan yavaşı yenecek. "Robert Murdach"
  • Hakkımda
  • Okuyorum

Categories

  • CRM (4)
  • E-Ticaret (6)
  • Genel (9)
  • Muhasebe ve Denetim (1)

Archiwum

  • Kasım 2011 (1)
  • Eylül 2011 (1)
  • Ağustos 2011 (1)
  • Kasım 2010 (1)
  • Ekim 2010 (1)
  • Temmuz 2010 (2)
  • Haziran 2010 (2)
  • Mayıs 2010 (2)
  • Nisan 2010 (4)
  • Mart 2010 (1)

Links

    • Geliştred
    • Kaynağım İnsan
    • Oğuzhanın Bloğu
    • webrazzi

Tags

bkm hata kodları sanal pos hata kodları banka hata kodları sanalpos tfrs denetetim tms muhasebe

TOFAŞ – BABAM ve BEN

Bu yazıyı yazmam da az önce okuduğum bir makalenin etkisi oldu. Temel Aksoy yazısında müşterinin gücünden bahsediyordu.Yazısı…
Bizler son kullanıcıların markalar üzerinde ki etkisi çok kısa bir zaman içersin de markaları yönlendireceğimiz kadar değişti. Evet artık bizler markaların üzerinde duran kişileriz. Y kuşağı bireyleri olarak böyle isek Z kuşağı markalara neler yapacağını düşünmek bile istemiyorum. :)
Yazımın da başlığından anlayacağınız üzere tarihte kısa bir yolculuk yaparak bir markanın babam ve benim üzerimde ki etkilerini yazmaya çalışacağım.
Yaşım itibari ile Murat 131,Şahin ve Doğan marka arabalar ile büyüdüm. Babam taksi sahibi olduğu için bu 3 arabadan birini 2 yılda bir değiştirirdi. Ama değiştirmek için en az 3 ay önce kuyruğa yazılırdı. Öle istediğin donanım olması imkanı da yok. Hele bir de beyaz renk mi istediniz en az 6 ay beklemek zorundasınız. Tabi bu bekleyişlere deyiyordu. Neden derseniz aldığınız bir arabayı 2 sene sonra karlı bir şekilde satabiliyordunuz. Yani üretim yapan firmalar rekabetin az olduğu, karlılığın çok olduğu, tüketicinin bilinçsiz ve ürün karşılaştırmasının neredeyse imkansız olduğu bir dönemde markalar istedikleri gibi davranıyorlardı. Böyle bir süreci yakından şahit olmuş birisi olarak aradan geçen 10 yıl sonrasında yaşadığım diğer olay ise şöyle.
Artık yaşım itibari ile araba almış tabi babadan gördüğümüz üzere FIAT olmak şartı ile bir Palio sahibi olmuştum. Bu arabamın da değişme zamanı geldiğini düşünerek ismini vermek istemediğim ve 4 sene önce kapanan büyük bir Fiat bayisine gittim. Çetin pazarlıklar, takaslar konuşurken 55 ile 60 yaşları arasında bir amca içeri girdi. Dışarısı sıcak her yerinden ter akıyordu. Yanıma yakın bir yere oturarak biraz dinlenmek istedi. Sonra bana dönerek hayırdır genç araba mı alacaksın diye bir tebessüm etti. Bakıyorum sıkı pazarlık yapıyorsun diye de güldü. Sanırım kötü giden bir gün sonrası biraz keyiflenmek istiyordu. Muhabbete başladık. İşte babamın zamanın anlatmaya başladı bana. Biz önceden Bursa fabrikası önünde araba almak için yatardık kullanıcılarda bizim kapımızda yatardı. İstediğimiz kişiye istediğimiz şartlar ile mal satardık. Suratı asık bir şekilde şimdi ise ben 3 tane doblo marka araba satmak için kapı kapı gezmek zorunda kalıyorum. Hiç bu hale düşeceğimi sanmazdım.
O tatlı amca belki değişen zamana ayak uyduramadığından belki kendi değişemediğinden belki de bir krizden etkilenerek kocaman bayiyi kapattı.
Bu sürece baktığımda ise bu değişimin 20 yıl gibi çok kısa bir sürede gerçekleştiğini gördüm. Artık bizler markalardan daha kuvvetliyiz.Bunun sebebi bizim silahlarımız daha fazla. Kaliteyi, hizmeti, ucuz ürünü bulmak ve ona kısa yoldan ulaşmak için o kadar çok silahımız var ki. Ve bunları kullanmayı çok iyi biliyoruz.
Artık ben markanın peşinden değil marka benim peşimden koşmak zorunda olduğu bir zamandayız. Umarım markalar bunu çok iyi analiz ederler.

admin
15 Kasım, 2011
CRM, E-Ticaret, Genel
Yorum Yapılmamış

Sosyal Medya Çağrı Merkezi

Başlık kimilerine entersan gelsede kimileri için daha yeni mi farkediliyor denecek türden. Ama toplumumuzda hala sosyal medya, web 2.0 gibi terimleri bilmeyen şirketlerin bu kadar çok oludğu bir dönemde bunu söylemekte biraz güç olabilir. O yüzden biz bildiklerimizi yazmaya devam edelim. Bu arada web 3.0 ile yapılabilecekleri şirketler duyunca biz ne kadar geç kalmışız diyecekler.

Neden sosyal medya çağrı merkezi dediğimiz biraz daha açmam gerekecek sanırım. Günümüzde internet ve sosyal medya o kadar hayatımızda oldu ki artık herşeyimizi orada paylaşıyoruz. Ve bunda çok rahatız. Eskiler için şöyle bir örnek vermek gerekirse sohbet odalarında (mirc, ıcq) bir kızla tanıştığımız zaman resmini göndersin, bir webcam açsın diye yalvarırdık. Şimdi öylemi. Birisini geçmişi hakkında bilgi almak için CIA ajanı olamaya gerek yok bir facebook ve twitter sayfasına bakman yeterli. Buraya nereden geldiğimi sorarsanız artık insanlar her türlü sorun, istek, dilek ve şikayetlerini ağzına geldiği gibi bu ortamlarda dile getiriyorlar. Kimileri markanızı överken kimileri yerden yere vuruyor. Bu süreçler gerçekleşirken bizde bir tarafta uyuyoruz.

Bu firmalar için iyi konuşulduğu zaman sorun yok ama birde sizi bilip bilmeden kötülüyorlarsa vay halinize. Neden derseniz tüketicilerin büyük bir çoğunluğu artık alım yapmadan önce internette arama yapıyor. Ve bu aramalar esnasında ürünler için yapılmış tüm yorumlara dikkat ediyor. Tüketiciler alım alışkanlıklarını birinci sırada eş, dost tavsiyelerine göre ikicini sırada ise internet sitelerinde yapılan yorumlara göre değiştiriyorlar. Hatta facebook sayfasına yazıyor xxxx ürünü alacağım düşünceleriniz nedir? İşte tam bu noktada sizin ürününüz almak isteyen kişiden anında haberdar olmak istemez misiniz? yada markanız hakkında bilmeden desteksiz atan bir kişinin kulağını çekmek, diyelim ki satış sonrası mükemmel bir hizmet veriyorsunuz ama birileri sizden habersiz ürününüzden faydalanamıyor yada üründen memnun değil ama bunu size değil internette paylaşıyor. İşte artık tüm bunlardan haberdar olacağınız sistemler mümkün. Tabi bu işemler için nasıl ki bir telefon çağrı merkezi oluşturyorsunuz birde sosyal medya çağrı merkezi oluştrumanız gerekiyor. Bunları duyacak, duyunca anında tepki verecek yani sosyal medyayı yada interneti markanız için dinleyeceksiniz.

Şu anda firmamızda bir kaç firmanın bu yönde ki yazılımını kullanıyoruz. Reklam olacak ama biz içlerinden Monitera firması ile çalışmaya karar verdik. Ben diğer firmaların isimlerini de buradan yazacağım.

Artık web2.0 ile tüketiciler ile sınırsız bir iletişime geçtik. Bu iletişimi iyi değerlendirip diğer markalardan öne geçmek istiyorsak işte bu ayrıntılara dikkat etmemiz gerekiyor.

Çağrı merkezi nasıl ki şirketlerin olmaz ise olmazı durumundayken sosyal medya çağrı merkezi de aynı şekilde olmaz ise olmaz durumundadır.

admin
14 Kasım, 2010
CRM, Genel
1 Yorum

BANKALAR VE CRM

Blog sayfaları bazen kişilerin dışarda karşılaştıkları zorlukları anlatabildekleri yer olmuştur. Ben bu tarzda kullanılmasını doğru olup olmadığını daha tam anlamı ile karar verememişken başımdan geçen bir olayı burada paylaşmak istiyorum. Bu yazı ile beraber aslında CRM ne kadar olduğunu bir kere daha anlamış oluruz diye düşünüyorum.

Garanti Bankası

Ben 2006 yılından bu yana Garanti Bankası müşterisiyim. Bu süreçte bankanın hizmetlerinden  taşıt kredisi , kredi kartı, bireysel hesap ve tüm ödeme talimatlarının hesaptan ödenmesi gibi hizmetlerinden faydalanmaktaydım. Taki bu ayki kredi kartımın biraz ihmakarlık biraz da rahatlıktan dolayı asgari ücretinin 55 TL eksik ödeyene kadar. Evet yanlış duymadınız 55 TL eksik ödeyene kadar.

Ben bu bankanın verdiği hizmet gruplarının nerdeyse tamamını kullanmış, ve bu süreçte ilişkimiz iki tarafın istediği gibi gitmiş banka benden para kazanmış ben ise normal banka hizmetlerini almış durumundaydık.

Ben bankaya sadık bir müşteri olma görevimi tamami ile yerine getirmiş tüm banka ihtiyaçlarımı kendilerinden karşılamış olmama rağmen kendileri bana sanki bankayı batıracakmışım gibi davranmları benim sadık müşteri olmamdan çıkarmış neredeyse bankaya düşman bir hale getirmiştir.

Bu süreç nasıl oldu. Dediğim gibi bankaya olan asgari ücreti 55 TL eksik yatırmam ile başladı herşey. Sonra bir telefon geldi. Telefon daki kişi bana para mı yatırmamı yoksa hakkımda işlem başlayacağını söyledi Şok olmuştum. Ben bankaya bu kadar sadık bir müşteri iken banka beni 55 TL gibi komik bir rakam için tehdit ediyordu. Telefon kapandıktan sonra akşama eksik kalan rakamı yatırırım düşüncesi ile işime geri dönmüştüm ki aradan bir saat bile geçmeden cep telefonuma bir sms geldi. Gelen sms’i eksiksiz yazıyorum. ”kredi kartı borcunuzu ödemediğinizden banka takibi ve olumsuz kayıt bildirim işlemleriniz yapılacaktır. Ödemenizi bugün yapınız” Bir saat içinde bankadan iki tehdit almıştım. Şaşkınlığımı daha üstümden atamadan evden bir telefon. Telefonda ki annem oğlum seni bankadan aradılar bir numara bıraktılar aramanı istiyorlar. Ne oluyor diyorum kendi kendime. Acaba birisi benim adıma kredi çekti de yüklü bir borcum var peşimemi düştüler diye kara kara düşünmeye başladım. Ben tekrar telefon ettiğimde karşıma çıkan 55 TL lik borcu duyunca şaşkınlık ve şok içersinde ne yapacağıma karar verdim. Bakalım bu banka ayda en az 1.500 TL gibi bir rakamı bankası için kullanan ve aldığı hizmetler karşısında bankasını hiç zarara uğratmamış müşterine nasıl davranacağını çok merak ettim. Ve bu rakamı ödemedim. Bu 20 günlük süre zarfında ne olduğunu kısaca açıklayayım

  • Banka günde ortalama iki sms ile beni aynı şekilde tehdit etmeye devam etti.
  • Bankada bulunan ev telefonum, iş telefonum ve cep telefonım ortalama 3 gün ara ile aranarak aynı şekilde tehditkar söylemler devam etti.
  • İş yerime hakkınmda kanuni prosedür başlatılacağı hakkında bir yazı geldi.

Ben bu süre içinde ne yaptım.

  • Kredi kartımı 15 parçaya ayırarak makas ile kestim.
  • Bankada bulunan 5 adet otomatik ödeme talimatımı kapattırdım.
  • Adıma açılan özel kredi ve şahsi hesabımı kapattırdım.

Banka ne hata yaptı;

  • Beni tanıyamadı
  • Alışkanlıklarımı iyi analiz edemedi
  • Bana bünyesine dün katmış bir müşteri olarak davrandı. Elinde tutamadı.

Şimdi günümüzde işletmelerin yeni müşteri kazanmaktan çok elindeki müşterileri bünyesinde tutmak için büyük bir çaba verdiği bir dönemde banka beni kaybetti. Benim ile beraber etrafımdan (ikna kabiliyetim çok iyidir:)) büyük bir kesimi de kaybetti.

Beni tanısaydı. alışkanlıklarımı iyi analiz etseydi bende hem iyi para kazanır (faiz) hemde elinde tutardı. tabi bu yazı okınurken bir çok kişi yada banka yetkilileri şunu söyleyecektir. Bu sms ve telefonlar sizin iyiliğiniz içindir. ödemeyi unutmuş olabilirsiniz ve bir hatırlatma yapıyoruz. Hatırlatma bir kere bilemediniz iki kere yapılır 50 kere değil. Piyasaların, özellikle kredi kartı batakların çok olduğu bir dönemde bankaların kredi kartı borçlarına düşmesi kadar normal bir durum yoktur diyenlerde olacaktır. Ama müşterinin bankaya karşı olan alışkanlıkları ve tutumları iyi analiz edilemez ve hatta ona 55 TL için neredeyse bankayı hortumlayan birisi muamelesi yapılırsa bankanın ciddi anlamda bir CRM eksiği var demektir. Evet bankanın bir kaç departmanı mükemmel çalışıyor ama eksik çalışıyor.

Sonuç olarak bu kadar önde bir bankanın müşterisini tanımaması, müşterisi için CRM yapamaması aslında bu konuda ne kadar da geride olduğumuzun bir göstergesi olabilir.

Firmaların her departmanı  müşterilerini ve alışkanlıklarını çok iyi analiz etmeli ve buna göre davranmalı. Rekabetin bu kadar çetin olduğu ve alternatifin çok olduğu bir piyasada müşterilerimizi kaybedebilir onları geriye döndürmekte çok zorlanabiliriz. Belkide geri döndüremeyebilir hatta onun ile beraber bir çok kişininde firmamızdan gittiğini görebiliriz.

Umarım bu örnek CRM’in ne kadar önemli olduğunu açıklamıştır.

admin
2 Mayıs, 2010
CRM
Yorum Yapılmamış

Nedir Bu CRM

Hayatımıza yeni bir kavram girdi. CRM. İyide nedir ki bu CRM. Kimisine göre müşterilerin bilgilerini tut sonra onlara mail gönder telefon aç, kimine göre müşterilerinin doğumgünlerini evlilik yıldönümlerini kaydet ve bunları kutla falan filan :) Bana sorarsanız CRM’in direk bir tanımı yok. Crm’in kuralları var yapılma şekilleri var. Yoksa yukarda gırgırına yazdığım şeylerde CRM içinde olması gerekenler.

Peki neden çıktı. Dışarda ki tüketici artık o kadar çok bilinçli ve eli kuvvetli ki sizin o müşteriye gittiğiniz bir çok pazarlama silahlarını artık tüketici bilir durumda. Tüketici satıcağınız malın fiyatını isterse tek tuşla fabrika çıkış fiyatını bile görebiliyor, yada sizi ve ürününüzü piyasada aynı kalitede olanlar ile kıyaslıyabiliyor. Anlaşılıyor ki artık klasik pazarlama stratejileri tarih oluyor.  Elinizde tek silah fiyat kalıyor. Fiyatında indiği durumlarda kar nerdeyse başabaş noktasında. Burda bile piyasa da o fiyatta aynı kalitede başka firmalar başka ürünler var. Tüketici size soruyor neden seni seçeyim. Sizin ona vereceğiniz cevap şu olmalı. Ben seni çok iyi tanıyorum. Beni senden daha iyi kimse tanıyamaz. Hatt seni anandan babandan bile daha iyi tanıyorum. Bu yüzden sana en iyi hizmeti ve ürünü ben veririm. Müşterinin güvenini kazanıyor ve böylece müşteriyi firmaya karşı daha sadık hale getriyorsunuz. Zira CRM müşterilerin nasıl segmentlere ve alr segmentlere ayrılabileceği, müşteriye nasıl ulaşabileceği, onlara ile nasıl kalıcı ilişkiler kurulabileceğini içerir. CRM tamamen budur. (Arman KIRIM)

Ben CRM’i şu şekilde tanımlıyorum. Adamına Göre Muamele. Crm adamına göre muamele etmektir. Müşterinizi tanırsanız ona göre ürün ve hizmet üretir ve daha çok satarsınız. Tabi eskisi gibi bütün müşteriler velinimetimizdir kuralıda rafa atıldı. Sizi yoran, size para kazandırmayan müşteriyi bırakın gitsin. Onunla rakip firma uğraşsın. Toplam kara baktığınızda sizi yoran müşteri aslında bakacaksınız ki verdiği karı da almış götürmüş.Hiç mi başınıza gelmedi müşteri tehditleri. Bana böyle hizmet ver yoksa yandaki komşuya giderim, onun hizmeti seninkinden daha iyi ve daha ucuz, yoksa karışmam gibi:) Evet müşteriye elimizden geldiğince iyi davranacağız. Ama bizi yoranla bize ciddi anlamda yük getirenle değil. Bunun için de CRM’e ihtiyacımız var. Gün sonunda baktığımızda bir müşteriye verdiğimiz 10 pay hizmet karşılığında 100 TL kar elde edip diğer taraftan başka müşteriye 50 pay hizmet verip 100 TL kar elde ettiğimizde toplamda 200 TL değil dir. 50 pay hizmet verdiğimiz kişi bizi 400 TL kardan mağdur etmiştir.

Elinizde tüm müşterilerinizin ayrıntılı bilgilerinin olduğunu varsayarsak iyi bir CRM stratejisi ile beraber

  • Sizi terk etmiş müşterilerinizi geri kazanabilir.
  • Müşterileriniz nezdinde sadakat yaratabilir
  • Yeni müşteriler kazanabilir
  • Mevcut ve potansiyel müşterilerinize çapraz satışlar yapabilirsiniz.

Klasik pazarlama yönetemleri ile yeni müşteriler bulmak ve bu yol ile karlılığı arttırmak büyük ölçüde gücünü yitirmiş durumda. Asıl yapılması gereken kaçan müşterileri geri getirmek, gelen müşterileri ve elimizde ki müşterileimizi firmaya karşı sadık hala getirmek, yeni gelenler ve mevcut müşetirlerimizin üstünden yeni müşterilere ulaşmak. Bunların tamamı iyi bir CRM stratejisi ile mümkün.

admin
21 Nisan, 2010
CRM
1 Yorum
  • Hakkımda
  • Okuyorum
designed by createwebsites.pl

Copyrights © 2011